İnsan Yontma Tezgahı

Tepki Gösteren Aslında Ne Demek İstiyor?

Tepki gösteren aslında seni önemsediğini gösteriyor. Haliyle, seni ve yaptığın hoşuna gitmeyen şeyi önemsediğini sana, sana huzursuzluk verebilecek bir tepki göstererek yansıtıyor ki; seninle ilgili kendi zihninde oluşan önemseme duygusuna, senden kendisine karşı olumlu veya olumsuz gelebilecek reaksiyonla karşılık bulabildiğini görsün (yani bir reaksionla sen de kendisini “önemsediğini” karşıya iletebil).

Sen; tepkiye tepkiyle karşılık verirsen; bu sefer sen de onu önemsediğini ifade etmiş olursun. Ama aslında sen, tepki göstermek istediğin andaki duygu düşünce halinde istediğin şey aslında sana tepkiyle yanaşan kişiyi cezalandırmak idi. Halbuki, öfkene ve anlık fevri duygu ve düşünlerinin tesirine yenik düştüğün bu halde; yani öfkenin, sinirinin, iradesizliğinin seni düşürdüğü bu âciz hâlinde aslında karşındakini cezalandırmış değil; seni tepkisiyle yemleyen bu kişiyi; kendisinin zokasına düşerek ödüllendirmiş oluyorsun.

Bu durumda, yani öfkeyi-hesaplaşmayı karşılıklı uzatabildiğiniz kadar uzattığınız durumda; iki taraf da karşıdakinden karşılık gördüğü sürece birbirlerini “önemsenme” tatmininin zirvesine doğru taşımaya devam edecekler. Bu durum; zaman ve efor kaybından başka hiçbir şey olmayacak.

Doğru olan, yapılması gereken şey; her duruma kendin “neyi hak ettiğine” göre, öfke anında öfkeye yenik düşüp harekete geçmiş halde söylenmiş “bak şimdi karşımdaki neyi hak ediyor”a göre değil; başta sakinleşerek, bir durum yaşandığında o durumun kalbinizde ve zihninizde oluşturduğu olumsuz kin, öfke, nefret, hesaplaşma, öç alma v.s. olumsuz bütün duygu ve düşüncelerden arındıktan sonrasını beklemek gerekiyor. Çünkü bu durum tıpkı hiperglisemi gibi, fiziksel olarak bedenimizde meydana gelen bir aşırı dozda yükseliş veya alçalış göstergesi gibi, bu kez “ruhsal” veya “manevi” diyebileceğimiz bir aşırılık durumunun tesiri ile ortaya çıkan ve tesiri komple yitirilene kadarki süreçte bir eylemde bulunulduğunda -karşıdakinin iyiliği veya kötülüğü hak ettiğine bakılmaksızın- sizi yanlışa sürükleyebilecek bir durumdur. Bataklık diyebiliriz. Bu gibi süreçlere müdahil olmadan önce; bir bataklığa saplandığınızda saplandığınız yerden çıkmanın ne kadar mümkünsüz veya eziyetli olabileceğini göz önünde bulundurup ona göre aksiyon almanız gerekir.

Özetle; medeniyetimizin, aldığımz aile terbiyesinin bize bahşettiği şekilde sabırla, affedicilikle, bütün insani erdemli ve hoşgürülüğü anlayışlarımızla davranmalı; kötüyü veya kötülüğü veya “gözümüze kötü görünen” herhangi bir durumu her zaman “sana taş atana sen gül at” şeklinde yorumlamalı ve böyle yaşamalıyız her daim.